Freitag, 7. August 2009

Iguanalarin Tanrisi

Tam otomatik celik kapici davut ve karisi duvardan duvara hacer. Beraberlikleri elde olmayan sebepleden baslayip bunun devami ise kendi ellerinde yillardir israrla surdurulmekteydi. Ne askla, ne de meskle baslayan birlikteliklerinin tek suclusu, belki de yegane firsat yaraticisi iste su cinardi. Babalari ilk onun golgesinin altinda tanismislardi ssk primlerini yatirmaya gitmeden once. Ssk primlerinden buyuk sorunlari vardi ikisinin de zira ikisinin de evlenme yasina gelmis ama bu evlenme isini kendilerinin beceremeyecegi anlasilan onsekizer yaslarinda cocuklari vardi. Hersey cabucak halledilivermisti davut a bir is bulmanin disinda.

Davut un hayatina sen, biz gibi zamirlerin disinda yeni sifatlar da eklemesi bu doneme denk gelir.

Galapagos adalarina is seyahatina giden komsusu hayatini bu sekilde degistirmisti hacerin ve sonrasinda davutun. Iguanalar hacerin ilgisini cekerken davut un akli darvin de kalmisti bir sekilde. Yasamin adapte olunan kismi da „don’t let me be misunderstood“ diye sarki soyleyen komsu kizlarindan onlara kalan en buyuk yadigardi.

Is hayatina girisi iste bu sekilde oldu davut ve hacer in. Beraberlikleri de gayet mutlu sekilde yuruyordu zira hayat onlari sadece beraber olmak istedikleri yerde, yataklarinda bir araya getirebiliyordu ancak. Geri kalan zamanlarda haceri ancak cocuklari gorebiliyordu cunku hacer ancak onlarin gorus alaninda olabiliyordu. Duvardan duvara diye de ilk cocuklari seslenmeye baslamisti ona ne zaman ki onlar da annelerine kusbakisi bakmaya baslamisti. Sezgi boyle bir sey olsa gerek. Hacer i bu iguana pozisyonu disinda baska gorebilen olmuyordu. Sadece davut onu yatay pozisyonda hissedebiliyordu fakat eger davut a soruyor olsaydik kendisi o anki konum icin „duvardan duvara“ dan ziyade „hem duvardan duvara hem de bulutlarin uzerine“ derdi

Davut ise sinirlerini yatistirmakla mesguldu o siralar. O zaman bu zamandir davut aidatlari off shore da batirmisti ki, her ekmek almaya gonderen bir de sigara aldirir olmustu. Bahsisler artik bakkala kaliyor, eskimis kiyafetler komsunun kopeklerine veriliyordu. Davut ise oyle vurdumduymaz gorunuyordu ki, darvin i tanimayanlar davut daki degisimi birakin anlamayi, onu sadece ve ancak fahiselerle adi cikan berlusconi ile kiyaslayabilirdi. Ama o komsu var ya o komsu. Her sey onun basinin altindan cikmisti iste. Hani sadece sartlara ayak uydurabilenler hayatta kalabilirdi? Davut yeri geldiginde teknolojinin tum imkanlarini kullanir, yeri geldiginde de her sarta gogus gererdi. Apartmanin CM oynayan tum veletleri ayri bir severdi davut u. Davut artik gazete getiren degil, okuyup yorumlayan olmustu bir nevi. La gazetta dellavut derdi kimi yavsak veletler. CM ci veletler tum transfer haberlerini ondan alir, bunalimli teyzeler ask acilarini ona sorar, emekli amcalar tum sudoku yu ona cozdurur olmustu. Biter miydi? Bitmezdi tabi butun olanlar. Ekmek de ayri sorundu. Ne zaman ki ekmek fabrikasi ucuz isgucu sebebiyle Cin e tasinma karari almisti, davut un kabus dolu hayati da baslamisti. Cin mali trabzon odun ekmegini tazecik ve sicacik sabahin yedisinde kapisinda isteyen apartman sakinlerinin artik daha baska sekilde tanimlanmasi gerekiyordu. Onlar artik sakin degildi ve davut un bu konuda acilen birseyler yapmasi gerekiyoru. Ve sonunda, ozunde „controlled demolition“ denilien ama onun mecazi anlamda anlasilmasi gerektigi bir durum sozkonusu oluyordu. Nasil bir mecazi anlami olabilirdi ki bu terimin? Davut da iste burada devreye giriverdi. Hatta tam olarak devreye giriverdi. Elektrik devresindeki bir kacak olarak cikiverdi karsimiza. Davut en son Fight Club ve Breakfeast at Tiffany’s filmlerini seyretmisti. Patlayan sekerle patlayan sabun arasindaki fari iyi bilmek gerekir. O saadece kolonya yapmayi degil, daha baska seyler uretmeyi de ogrenmisti bodrum katinda... Ve tabii ki de Mucevherler...

Simdi artik ne hacer ne de davut eski gunlerini hatirlamak ister. Galapagos adalari ile baslayan hayatlari simdi Mariutus adasinda devam ediyor. Hacer in kendi secimi. En son bikinisinden kum temizlerken goruldu. Cocuklari ona artik „kumsaldan kumsala hacer“ diyor. Gerci cocuklari da „porsche den ferrari ye „ oldu ya, neyse. Davut ise artik otomatik portakal agacina tirmaniyor hergun. Yine bir maden pesinde ama celik olmak istemiyor artik.

Merdivenlerarasi bosluk

Elini kalbine bastir ve birak. Tepkileri olcmen tepkilere karsi bir tasarruf olusturmuyor. Her sampiyonlugun kahramani olmak zaman istiyor. Lagim farelerinin kenarda otobus beklerkenki hali icler acisi. Otobuse en yakin duraktan yola cikmak istiyor ama evlerinin onu mersin oldugu icin acele etmelerine gerek yok. Burada olsaydi ben ona git kendini tunaya at derdim. Ton baliklari tunada yasamaz ama butun dillerde ikisi de o kadar karisik yaziliyorlar ki, ben de onlarin ikisini de konserve olarak dusunup isin icinden cikmaya ugrasiyorum. Halilari ayaklariyla yikadiktan sonra ayaklarini en yararli sekilde kullanmanin verdigi tatminle disari cikiyorlar. Icki icilmis madenlerde yatacak yatak ariyorlar. Madenin en dibine yerlesmis olarak kendisini disavuruyor. Kime ne zaman nasil ulastigi hic bilinmiyor. Coraplarini kivirip sapkasinin icine koyuyor. Cekirdekleri kavururken firinin da sicakligini uzerine eksimik kaplayarak anliyor. Diger bahcede bekleyen kiza nanik yapiyor. Zavalli icin hayat cok zor gececek zira buyumek o kadar da hizli olmuyor ve arkaya bakmadan kosmak da gerekiyor. Basortusunun altina saklanan aydin kesimi bu sekilde bir kesimden daha da rahatsiz olmaya basliyor. Ama o ziyadesiyle kafasinda baska bir sac kesimini tercih ederdi. Psikiyatri kesimi nedir ve bu konuda gecmise bakmadan konusmayi ogrenebilecekmidir. Cocuk olmak suc oluyor neredeyse ve bu kesimden kimse rahatsiz degil. Kalemi saclarinin arasinda kaydirarak kendisine ait yoldan tum bu gerceklikleri de yikiyor. Anlayamadigi ne varsa hepsi birbir gerceklesecek ama onun olan bitenden hicbir sekilde haberi yok. Terk edilmis hissiyati veren, belki yuzyillardir uzerine tek bir iz bile birakilamamis bu ev simdi kimsesizlikten catlamis durumda.

Mittwoch, 5. August 2009

Kopuk ve tandem

Biranin ilk ve son yudumlari arasindaki fark kisinin balonlar uzerinde seyehat etme dusune denk gelmektedir bazi bazi. Guzel sacli bir kadini ilk ve son defa gormektir bir yerde. Daha iyi yada daha kotu olabilecek tum yargilara karsi hazirlikli olmalidir birey.

Bira icmek adina tum vasiflari yerine getirse de aklindan cikartamadigi bir gercek vardi. Hangi yoldan yururse yurusun arkasinda hic bilmedigi birseyler birakiyordu. Ilk aklina geleni en son soyluyordu ama en son soyledigini de aciklamaktan esirgemiyordu kendini. Birayla baslar hayat demesini bilirdi de son yudum hayatin sonu olmayacakti kesinlikle. Bahar sabahlarinda kisa pantalonla dolasmayi bilirdi de altina don giymedigi zamanlarin yasadisi isler sinifina girdigini aklina bile getirmezdi. Birayla baslayan hayat biranin kendisi gibi ucucu ve sinsi olmaliydi. Ac kalacak olsa yardima gelecek arkadaslari vardi ve bu ona bir sigara yakma arzusundan baska bir girisim gucu vermiyordu. Bira ile baslarsa hayat tekel olmalidir onun dagiticisi her daim. Hayata ve insana dair bilgilerimiz hep bu tekelden dagitilirsa eger, balondan asagi bakinca gorduklerimiz de boyle olmalidir der babam.Tekeli tek elliler icmez ama birinciyi birinciler icer derdi de babam ayrica. Panik yapmaya da gerek yoktu onun nazarinda cunku onlar asker gazozlarini da gormustu serbest piyasanin askeri girisimi sayesinde. Birayi da hayati da boyle yasamaliydi insanoglu onun ogretmenliginin verdigi ilhamla anlattigi sekilde soylersek. Girisimi serbest olmali, ama girecekse de hayatina talepkardir bu meret, nizam ister, kulluk ister. Birayla baslayan hayat boyle kopuklerle konulacaktir sofraya bir dugundeki gelinin tazeligi ve guzelligindeki gibi ve her iki sekilde de karinda bir sislik gorulecektir kisa bir sure sonra. Dogurgan olan hayattir ve biranin kopugu de azalacaktir evli erkegin hayattan uzaklastigi hizda ve huzunde. Birayla baslayan hayat kopuklerle karsilanip hickiriklarla ugurlandiginda gozyaslari baskalari tarafindan akitilacaktir nede olsa gozyasi ucucudur alkolle karistigi oranda ve kolonya gibi freahlatir bunyeyi. Alkol alkole, kuller kullere karisir kimi limoncicekleri kimi de karanfiller esliginde. Boyle buyurur kasaplar sofrasinda dedelerin en kasabi.