Dienstag, 28. Juli 2009

Hosluktaki bir buyuk bosluk

Uzerinden bir yil ve yarim ay gectikten sonra en son gecen hafta bir yataga, odaya kavusabildim. Bir ay bir arkadasimin evinde de yalniz basima kalmisligim olmustu ama bu defa hersey kendime ait oluyor. Bu gecen bir yilin yaklasik birbucuk ayinda bir yatakta yatabildim. Uc ayi yer yatagi olmak uzere bu surenin neredeyse tamami muhtelif cekyatlarda, sofalarda gecti. Bunlar toplamda tatillerdeki yataklari ve one night standleri saymazsak on adet yer ediyor. Bunun yaninda 6 degisik ulke ve sayisi onu gecen farkli sehirleri de eklersek olay iyice abartili bir hale geliyor. Arabada ve istasyonlarda sabahladigim gunleri de siktir edelim.

Sonuc? Her ne kadar yalnizlik bu hayattaki en nefret ettigim ve kacindigim sey olsa da, bazen insan yalniz kalmaya o kadar ihtiyac duyuyor ki. Evlerin salonlarinda yatip kalkip butun esyalarinizin bir bavulda tikistirlildigi bir yasam ne kadar uzun sure cazip olabilir ki? Kafam oylesine bos ki. Halbuki bunca seyden sonra carkifelek gibi firil firil donmesi gerekirdi. Tek bir dusunce tek bir ilham bile yok suan kafamin icerisinde. Yasaminizi kaygan bir zemine yerlestirdiginizde sonuclari da bu sekilde oluyor demek ki. Uzerine tek bir fikir bile koyamadan ilerliyor buluyorsunuz kendinizi. Ait olamiyorsunuz hicbir seye ve size ait olan tek bir sey bile olmuyor bu hayatta. Yalnizliginiz bile size ait degil cunku yasayabileceginiz tek yalnizlik cevrenizdeki insanlarin sizi gormemezlikten gelmesi sayesinde oluyor. Beyniniz bir yerden sonra patlayacakmis gibi oluyor. Uyku degildir aslinda beynin esas dinlencesi. Eger yalniz basiniza kalabiliyorsaniz ve bu yalnizliktan zevk de cikartabiliyorsaniz en buyuk dinlenmek budur aslinda. Simdi ilk defa basbasa kalabiliyorum kendimle. Uzun yillar sonra ilk defa kosturmak zorunda olmadan yasayip, saat altida eve gelerek bor sessizligin icinde birseyler okuyabiliyorum. Neredeyse besbucuk yildir ilk defa aksamüstleri ve aksamlar bana ait. Bir vicdan azabi duymadan, yetistirecek birseylerim olmadan, kosturmam gereken birseyler olmadan bana ait olan bir zaman. COk ozlemisim aslinda bir parka gidip yasli insanlar gibi etrafa bosbos bakarak oturmayi. Yada bir futbol topunu alip kendi basima parkta oynamak, cocuklar gibi hicbir seyi dusunmeden.

Ilk defa bugun birseyler yazmaya cesaret bulabildim. Aslinda cesaret de degil bu. Cunku kafamda hicbir sey yok. Sadece bir bosluk. Belki kendimi yazmaya zorlayarak yikabilecegim bu gozlerimin onundeki duvari.Darmadagin olmus bir beyin ancak yeniden kendi parcalarini tanimaya basliyor. Her kose basina, her sehre her odaya serpistirdigim parcalar ancak simdi toplanmaya basliyor.

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen