Montag, 2. Februar 2009

Futurustik Teoriler #1

Evrim aldatmacasi diye karsi saldiri yapilmisti tum bilimsel calismalari curutmek icin. Insan maymun soyundan gelemezdi ve insanin bir yaraticisi bulunmak zorundaydi. Yaratilmak dusuncesi insan icin belki de en onemli emniyet subabiydi, onu acizlik sendromuna yakalanmaktan kurtaran. Kabul edilebilir tek bir yonu yoktu bu dusuncenin cunku dusunebilen bir varlik hayvan gibi dusunemeyen canlilarla ayni kefeye konulamazdi. Bu yasami baska turlu aciklamanin da bir yolu yoktu onu yaratici kavramindan bagimsiz olarak dusunerek. Ilerleyen yuzyillarda bu var olma konusuna daha somut bir yaklasim bulunamadigi surece herseyi yaratici uzerinden tanimlamaya devam edecektir insanoglu. Yada en azindan insanin yaraticisi ile olan iliskisi degerlendirilebilir tekrardan. Madem evren bu kadar buyuk ve inanilmazdi, nicin insanoglu gibi aciz yaratiklar bunun merkezinde bulunuyordu ki? Nicin evrende geri kalan her sey bu insanlara hizmet etmek zorundaydi ki? Bu sonsuz boslugu baska turlu somutlandiramadan insanoglunun gelismislikte cok ileri bir safhada oldugunu iddia edemeyiz. Suanki bilinclenme duzeyi varliklari belirli sistematige gore siniflandirmak ve onlara insanogluna hizmeti uzerinden degerler bicmek uzerinde kurulu. Peki nasil yeni bir bakis acisi kazandirabilir insana, hayatin dunyada bulunmak ve bu isleyen sistemde belirli bir duzen devam ettirici parca olarak varolmak uzere kurulu olabilecegi dusuncesi uzerinden? Bu bakis acisi da dogru olamayacktir kesinlikle ama suanki din kavrayislarina en kokten alternatif sunabilme potansiyeline sahiptir. Insan kendisini merkez olmaktan cikarttiginda tum bu dini ve ahlaki diuzenlemelerin dehayatimizdaki yeri ne olacaktir acaba? "Insan da bu duzenin, evrenin isleyisinde bir koledir ve yaratici oncelikle bu sistemin isleyisi ile ilgilenmektedir" denilebilir belki bu baskisacisina ilk giris cumlesi olarak. Belki insanlar bu sitemde cok daha aktif olduklarini dusunup odullerden daha cok pay almak isteyebilir ama bu kadar kucuk bir varlik evrende bir hicken, ona verilecek oduller de bir hic olacaktir. Bu bakis acisi ile belki insanoglunun gelisim, ilerleme, toplumun ahlaki ve ekonomik yapilanmalari ile ilgili temel kavrayislari kokten sarsilip cok daha farkli bir tarafa yönelebilirler.Mutsuzluk ve umutsuzluk tum toplumlarda bir sendrom haline gelmeden, dunyanin fiziksel anlamda yipranmasina cok da fazla izin vermeden insanlarin acilen baska turlu dunya ve din kavrayislarini gelistirmeleri gerekiyor. Bu sekilde devam etmekte israr ettigi surece insanlar, var olan yaralarini derinlestirmekten oteye gecemeyecektir. Ilerleyen zamanda caresizlik ve koseye sikismislik hissi insanlarda daha de derinlesip, korkular daha da somut seyler uzerinde yogunlastiginda suan en temel mutluluk yaratici olarak sunulan ekonomik gelismislik ve teknoloji de caresiz kalacaktir. Zorlasan hayat sartlari insanlarin bir taraftan dine daha siki sarilmasini saglayacakken, diger taraftan ahlak kavrayislarinin toptan yikilip, hayatta kalma savasini hakli cikratir sekilde tekrar yazilacagi sekilde olacaktir. Din belki artik hayati anlatmaktan ziyade insanlara siginma alani ve hiclik duygusundan kurtulma sansi tanirken ahlaksal cozulme de onlarin hayatta kalmaya yada tuketim kulturu ile kendilerine sunulan placebolardan daha cok faydalanmaya yonelik hamlelerini mesrulastiracaktir.

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen